10 Ekim 2012 Çarşamba

cahillikler kitabı - John Lloyd & John Mitchinson


ntv

XVI - Davranışlarımızı açıklamak için insansı maymunlara başvuranlar, kıç delikleri hakkındaki bilgiyi yerde açılmış bir delikten edinecek kadar budala olan kalın kafalılardır. (W.H. Auden)

Hakikatin yolu cehaletten geçer. (Henry Suso)

11 - Fark edilmek için çok küçük olduğunu düşünüyorsan, kapalı bir odada bir sivrisinekle uyumayı dene. (Afrika Atasözü)

12 - Dişi sivrisinekleri beslendikleri yere çeken şeyler nem, süt, karbondioksit, vücut sıcaklığı ve harekettir. Terli insanların ve hamile kadınların ısırılma şansları daha fazladır.

13 - Moğollar bir dağ sıçanının koltukaltlarını asla yemez; çünkü dağ sıçanının koltukaltları ölü bir avcının ruhunu içerir.

----- ursus arctos -> boz ayı
ursus (latince) -> ayı
arctos (yunanca) -> ayı

------- Bütün kutup ayıları tam anlamıyla Büyük ayı takımyıldızının altında doğmalarına rağmen bu ayıların hepsi oğlak burcudur. (aralık sonu ya da ocak başı doğarlar)

------- Madrid Anlaşması (1891) sadece Champagne bölgesinin şampanya ismini kullanmasına izin verir.

44 - Filum Ziyafeti (Phylum Fest), mümkün olduğunca çok tür kullanılarak hazırlanan ve biyologların 12 Şubat'ta Darwin'in doğum gününü kutlamak için yedikleri ortak bir öğündür.

45 - sinestezi - müziğin renk olarak algınabilmesi için duyuların çatışması ve birarada hareket etmesi.

79 - Kaplanlar alkol kokusuna tahammül edemez. İçki içen herkese saldırırlar.

88 - İstatistiğin laneti insanlığın üzerine çökmeden önce, keyif içinde, mutlu, masum bir hayat sürüyorduk ve oldukça iyi düşüncelerle doluyduk. (Hilarire Belloc)

89 - pollice compresso favor iudicabatur - iyilik yapma kararını içerde tutulan baş parmak verir.

96 - Olbers Paradoksu: Eğer evren sonsuzsa ve eşit biçimde dağılmış sonsuz sayıda yıldız içeriyorsa, baktığımız her yerde bir yıldız bulunmalı ve gökyüzü geceleyin gündüz gibi aydınlık olmalıydı.

98 - channel: doğal su yolu anlamına gelen kanal
canal: insan eliyle açılmış su kanalı

100 - eski yunan'da gmkyüzü ne renkti? bronz. eski yunan'da maviyi karşılayan bir kelime yoktu. homeros gökyüzüne bronz dediğinde, gökyüzünün bronz renginde olduğundan siyade, onun tıpkı bir kalkanın parıltısı gibi, göz kamaştırıcı şekilde parlak olduğundan bahseder. benzer bir yaklaşımla, şarap deniz ve koyunun aynı renkte olduklarını düşünür.

104 - deve bakıcısı deveyi sakinleştirmek için ceketini ona verir. deve, elbisenin canına okur; üzerinde tepinir, onu ısırır, parçalara ayırır. deve kızgınlığının geçtiğini hissettiğinde, bakıcıyla deve tekrar uyum içinde yaşayabilirler.

108 - demokrasi, iki kurtla bir kuzunun öğle yemeğinde ne yeneceğini oylamasıdır. özgürlük ise tam teçhizatlı bir kuznun oylamaya karşı çıkmasıdır. (Benjamin Franklin)

114 - tatlı dil ve bir silahla, yalnızca tatlı dille başardığınızdan daha çok şey başarırsınız. (Al Capone)

132 - iglo: eskimoların kardan yapılmış evi

136 - hayata dolar ve sentlerin miktarıyla değer biçilemez. ben ektim meyvelerini başkaları topladı diye şikayet etmek niyetinde değilim. insan ancak ektiği bir şeyin kimseye faydasının dokunmamasından şikayet edebilir. (Charles Goodyear)

140 - Kapsaisin, bibere ayırt edici acılığını veren renksiz, kokusuz bileşiktir.
- Biberin acılığı Scoville Ölçeği ile ölçülür.

144 - ışık, sesten daha hızlıdır. bazı insanları, seslerini duyana kadar ışıl ışıl görmemizin sebei de bu değil midir? (Steven Wright)

146 - Efsaneye göre, Abruzzi dağının Pescara yakınındaki köyü Salle'de, Erasmo adında bir eyerci birgün kuruyan koyun bağırsağının arasından esen rüzgarın sesini duymuş ve bunun Rönesans kemanı olarak bilinen eski bir keman türü için iyi bir tel olabileceğini düşünmüş.
Salle 600 yıl boyunca keman yayı üretiminin merkezi haline geldi ve Erasmo yay yapanların koruyucu azizi olarak kutsandı.
1905 ve 1933'teki kötü depremler Salle içindeki endüstriyi sona erdirdiyse de dünyadaki lider üretici firmalardan ikisi -D'Addario ve Mari- hala Salle'li ailelerce işletiliyor.

160 - basit olmak karmaşık olmaktan çok daha zordur. (John Ruskin)

163 - Titanlar Olimposlulara karşı isyan edince Zeus, Atlas'ı gökyüzünü taşıma cezasına çarptırdı.

166 - Dönemin Alman tıp gelneğine göre, hiçbir umut kalmadığında doktor hastaya bir kadeh şampanya ikram ederdi.

182 - bazı dahilere gülünüp geçildiği, gülünen herkesin dhai olacağı anlamına gelmez. kolomb'a güldüler, fulton'a güldüler, wright kardeşler'e güldüler. ama aynı zamanda soytarı bozo'ya da güldüler (Carl Sagan)

184 - www.theflateartcsociety.org

185 - bal arıları yerkürenin manyetik alanına diğer tüm canlılardan daha duyarlıdır. bu özelliklerini rota belirlemede ve kovanlardaki petek levhaların yapımında kullanırlar.
yapılmakta olan bir peteğin yakınına güçlü bir mıknatıs konursa, doğadaki hiçbir şeye benzemeyen silindirimsi garip bir petek oluşur.

- bir çay kaşığı dolusu bal üretmek için 12 arının ömür boyu çalışması gerekir.

188 - karıncalar huzursuzluk yaratacak derecede insanlara benzerler. mantar yetiştirirler, böcek olarak afid beslerler, ordularını savaşa sokarlar, düşmanlarını korkutmak ve bozguna uğratmak için kimyasal spreyler kullanırlar, esir alırlar, çocuk işçi kullanırlar, durmaksızın bilgi alışverişinde bulunurlar. televizyon izlemek dışında her şeyi yaparlar. (Lewis Thomas)

- karıncalar günde sadece birkaç dakika uyur ve su altında 19 gün yaşayabilirler.

192 - sarhoşken söylenen şeyler önceden düşünülmüştür. (flaman atasözü)

195 - çalkalanmış olsun, karıştırılmış değil. (James Bond)

- çalkalanmış cin martiniye Bradford adı verilir.

- çalkalamadan kaynaklanan hava girişi cindeki lezzeti oksitlendirir - ya da çürütür.

- fakat votka için bu sorun yoktur, çalkalamak içkiyi daha soğuk ve sert hale getirir.

197 - eğer bu kahveyse lütfen bana biraz çay getirin, eğer bu çaysa lütfen bana biraz kahve getirin. (Abraham Lincoln)

- kuru çay yaprakları kahve çekirdeklerine nazaran ağırlıkça daha fazla kafein içerir. fakat ortalama bir fincan kahvede, ortalama bir fincan çaydan üç kat daha fazla kafein vardır, çünkü bir fincan kahve yapmak için daha çok çekirdek gerekir.

- su ne kadar sıcaksa çekirdek ya da yapraklardan açığa çıkan kafein miktarı o kadar artar.

- suyun çay yaprağı ya da kahve çekirdeklerine temas etme süresi de kafein miktarını etkiler. ne kadar uzun süre suda kalırsa o kadar yüksek kafeinli demektir.

- kahve ne kadar çok kavrulursa kafeini o kadar azalır.

- çayda ise, filizler geniş yapraklara göre daha yoğun kafein içerirler.

- 30 ml'lik ortalama bir fincan espresso, 150ml lik çayla aynı miktarda kafein içerir. yani bir içimlik cappuccinodan ya da latteden, bir bardak çaydan aldığınızdan daha fazla kafein alamazsınız.

- bir fincan nescafe, bir fincan filtre kahvenin yarısı kadar kafein içerir.

201 - hayattaki en büyük tehlike çok fazla önlem almanızdır. (Alfred Adler)

213 - eğer bir kaplumbağaysan kafirleri ezemezsin... tüm yapabileceğin onlara anlamlı bir bakış atmaktır. (Terry Prachett)

221 - boğayı sinirlendiren matadorun pelerin hareketidir, pelerinin rengiyse sadece izleyen kalabalığın işine yarar.

- kırmızıyı çok net bir şekilde görebilen hayvanlar tavuklardır.

225 - "hayat nedir?" diye soruyorsun. bu "havuç nedir?" diye sormakla aynı şey. havuç havuçtur işte, başka da bir şey bilmiyoruz. (Anton Çehov)

237 - başarılı bir bumerang yapmak için gerekli fiziksel özellikler o kadar kesindir ki, her biri birbirinin tıpa tıp aynısı olmalıdır.

240 - bir insan ancak gerçekten dine dayalı bir ülkeye gidene kadar dindardır. daha sonra her şeyi masraflar, makineler ve asgari bir ücret olur. (Aldous Huxley)

243 - Noel Baba'nın resmi posta kutusu Laponya'nın başkenti Rovaniemi'dedir. Buraya yılda 600000 mektup gelir.

244 - Aziz Nicholas günü --> 6 aralık

245 - eski mısır ve mezopotamya'dan hindistan, afrika, çin ve batı avrupa'ya kadar tavşanlar kutsal, şeytani, akıllı, yıkıcı, zeki ve çoğunlukla seksi olarak nitelendirilmiştir.

246 - Perrault'nun sindirella dışındaki meşhur klasik masalları şunlardır: uyuyan güzel, kırmızı başlıklı kız, mavi sakal ve çizmeli kedi.

250 - ortalama bir kurşun kalem 17 kez açılır ve 45000 kelime yazabilir ya da 56 km uzunluğunda düz bir çizgi çekebilir.

- kalemin arkasına takılan silginin orada durmasını sağlayan alete ferrule denir.

254 - ehlileştirme evcilleştirmeden farklıdır; seçici çiftleştirmeyi kasteder. filler ehlileştirilebilir fakat evcilleştirilemez.

259 - her bilimsel gerçeğin geçtiği üç aşama vardır. önce insanlar bunun İncil'e aykırı olduğunu söylerler. daha sonra bunun zaten daha önce keşfedildiğini söylerler. en sonunda da bunu zaten hep öyle olduğuna inandıklarını söylerler. (Louis Agassiz)

260 - kültürleri ve sözlü gelenekleri buzul çağına kadar uzanan Aborjinler, 8000 yıl önce eriyen buz kütleleri yüzünden sular altında kalmış olan dağların yerlerini ve isimlerini hala bilir.

261 - yunan zafer tanrıçası - nike

264 - ingilizler suratları asık olmadıkça mutlu değildir, irlandalılar savaş halinde olmadıkları sürece huzurlu değildir, iskoçyalılar evden uzak olmadıkları sürece kendilerini evde hissetmez. (George Orwell)

267 - zaman büyük bir öğretmendir. ne yazık ki bütün öğrencilerini öldürür. (Hector Berlioz)

274 - x-ışınlarının tanısal amaçla sistemli olarak kullanıldığı ilk savaş 1897 türk-yunan savaşıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder